Biz Ne Zaman Yarıma Düştük?

Kimse bir sabah uyanıp “bugün bu ilişkiyi yarım bırakacağım” demez.
İlişkiler büyük laflarla bitmez. Ne bağırarak ne kapıyı çarparak.
Daha çok sessizce eksilirler.
Fark etmezsin bile. Ta ki eksilen şeylerin biriktiğini anlayana kadar.

Önce mesajlar kısalır.
Eskiden uzayan konuşmalar, sesli gülen emojiler, gereksiz detaylar varken; bir bakmışsın sadece “iyi geceler” kalmış. O da bazen.
“Ne yapıyorsun?” diye sorulur ama cevabın gerçekten bir önemi yoktur artık. Yazılmış olsun diye yazılır.

Görüşmeler de öyle olur.
Eskiden plan yapılırdı. Şimdi “bir ara” konuşuluyordur.
O “bir ara”, hayatımda gördüğüm en belirsiz zaman dilimi olabilir. Takvimde yeri yoktur ama insanın içini fazlasıyla meşgul eder.

Bir noktadan sonra şunu fark edersin:
Bittik mi, bitmedik mi kimse tam bilmiyordur.

Ben bilmiyordum mesela.
Karşımdaki kişiye burada “X” diyelim. Çünkü zaten çoğumuzun hayatında bir tane X vardır.

X artık eskisi kadar yazmıyordu.
Ben de yazmamaya çalışıyordum.
Bu, iki tarafın da kazandığını sandığı ama aslında kimsenin kazanmadığı garip bir oyundu.

Ben yazmazsam yazmıyordu.
O yazmayınca ben “rahatsız etmeyeyim” diyordum.
Ortada büyük bir kavga yoktu. Büyük bir sorun da yoktu.
Ama ortada bir şeyler kesinlikle yoktu.

En komik kısmı şuydu:
Birbirimize küs değildik.
Birbirimizi özlüyor da değildik.
Sadece… askıda kalmıştık.

Bir gün fark ettim ki artık X’e bir şey anlatma isteğim yok.
Başına gelen komik bir olayı anlatmıyorsun mesela.
Çünkü karşı taraf güler mi, cevap verir mi, geç mi döner diye düşünüyorsun.
Düşünmeye başladığın yerde, ilişki çoktan yavaşlamış oluyor zaten.

O an anladım ki mesele bitmek değilmiş.
Mesele yarım kalmakmış.

İlişkiler terk edilerek değil, ihmal edilerek bitiyor.
Mesaj atılmayarak, plan yapılmayarak, “sonra konuşuruz” denilerek.

Bir gün uyandığında şunu fark ediyorsun:
Artık ne hesap soruyorsun ne beklentin var. Çünkü soracak bir şey, bekleyecek bir yer kalmamış.

Yalnız değilsin ama tamam da değilsin.
Birliktesin ama eksiksin.
Teki olmayan bir çorap gibi…

Bu bir sitem değil.
Bir suçlama hiç değil.

Sadece bir tespit.

Biz çoğu zaman bir anda bitmedik.
Biz, kimse fark etmeden yarıma düştük.

Ve belki de asıl mesele,
gitmek ya da kalmak değil;
yarım kalmaya razı olup olmamaktı.

Mevcut görselin alternatif metni yok. Dosya adı: 2.-yazi-icin-gorsel.png

Yorum bırakın